|
(Bizim borsamızın aşağı yukarı %70' den biraz fazlası yabancıların elindedir, yani sadece % 30' u yerli yatırımcıların elindedir. Diğer bir anlatımla borsamızın 10 da 7 si yabancılarda. Yabancılar çeşitli nedenlerle giriş ve çıkış yapmak suretiyle arz ve talebi etkileyerek ekonomik dengeleri değiştirirler. Herhangi bir nedenden ötürü yabancılar piyasalarımızdan kaçmaya başlarsa bu ekonomik krize neden olur. Bazen çok basit bir siyasi tartışmayı bile bahane ederek yabancılar ellerindeki hisseleri, yatırım araçlarını satarlar. Böyle bir durumda hisse senedi piyasalarındaki arz fazlalığı hisse senedi fiyatlarını düşürür ve borsa bugün falan filanca oranda, miktarda düştü sözlerini işitmeye başlarız, özellikle ana haber bültenlerinde. Yabancılar ellerindeki YTL' yi Dolara ve Euro ya çevirirler ve böylece döviz piyasalarında olan döviz talebi fazlalığı sonucu döviz fırlar, YTL değerini yitirir. Eğer ki YTL nin değer düşüklüğü çok fazla boyutta olursa o zaman Merkez Bankası piyasadan YTL yi çekmek ve piyasaya döviz sürmek suretiyle kurlardaki oynamayı makul ölçülere getirmeye çalışır. Artan döviz fiyatları doğrultusunda birçok ürünün fiyatında değişiklik yapılarak bunlar fiyatlara yansır ve enflasyonu artırır. Aynı şekilde yabancıların Türk piyasalarından kaçması ve YTL nin değer kaybetmesi sonucu yerli yatırım araçlarına da ilgi azalır, bu durumda Bono ve Tahvile olan talep düşmesi sonucu fiyatları azalırken faizleri artar. Diğer taraftan borsanın değerinin düşmesi sonucu ellerindeki tasarruflarını borsada değerlendiren yerli yatırımcıların, hane halklarının geliri azalır ve buda onların tüketimlerini kısmalarına neden olur. Aynı şekilde artan faiz oranları hem şirketlerin hemde hane halkının, tüketicilerin ve devletin borçlanmasını zorlandırırken diğer taraftanda enflasyonu körükler, yatırım harcamalarını azaltır, kredi kullanımını düşürerek hem bankacılık sektörünü krize sokar hemde kredi kullanımının azalması sonucu ev, arsa gibi gayrimenkule olan talebi, otomobil gibi taşıtların alımına yönelik olan talebi ve tüketim ürünlerine olan talebide azaltarak başta bankacılık, gayrimenkul, inşaat, otomotiv ve perakende sektörü olmak üzere birçok sektörü zincirleme olarak etkileyerek krize yol açar. Yani başta Borsa, Tahvil-Bono ve Döviz piyasaları olmak üzere finansal piyasalar kaynaklı olan kriz zincirleme bir şekilde diğer sektörleride olumsuz etkileyerek istihdamı azaltarak işsizliği artırır, enflasyonu körükler, büyümeyi azaltır ve ülkeyi bir çıkmaza doğru sürükleyerek toplumsal patlamalara yol açar ve beraberinde ülkenin ticaret yaptığı diğer ülkeleri ve uluslararası likiditeyi etkileyerek bölgesel bir krize neden olabilir. Eğer ki bu krize giren ülke ABD, Japonya gibi ekonomisi gelişmiş bir ülke olursa o zaman bu kriz tüm dünyayı derinden etkiler. Peki bu sürecin tersini düşünecek olursak, yani yabancıların çeşitli nedenlerle piyasalara ilgisinin arttığını ve piyasalara girdiğini düşünelim. Bu piyasalarla ilgili gelecek beklentilerden (ki ana nedeni tabii ki kar etmek), uluslararası kuruluşların ülke ve piyasalar notunu yükseltmesinden, siyasi istikrardan ve benzeri nedenlerden kaynaklanabilir. Böyle bir durumda yabancıların piyasalarımızda alım yönüne geçmesi borsayı, hisse fiyatlarını yükseltir ve genelde ana haber bültenlerinde bugün borsa zirve yaptı, borsa şu kadar yükseldi ve benzeri sözlerini işitmeye başlarız. Aynı şekilde yabancıların alıma geçmesi yerli yatırım araçlarına, tahvil-bono piyasasına, YTL' ye olan talebi artırır. Bir taraftan hisselerin fiyatlarını artırmak suretiyle yerli yatırımcıların, hane halklarının gelirini artırır ve bunların tüketimlerini, yatırımlarını artırmasına yol açarak ekonomiyi olumlu etkiler. Yabancı talebi, tahvil ve bononun fiyatlarını artırmak suretiyle faizlerini düşürür ve hem kamu kesiminin hem de özel sektörün borçlanmasını, kredi kullanımını kolaylaştırır. YTL' ye olan talep YTL' nin değerini artırırken, dövizin değerini düşürür. Faiz oranlarının düşmesi de yatırımları ve tüketimi uyararak artırır. Yani bir taraftan paralarını borsada değerlendirmek suretiyle yerli yatırımcıların geliri artarken bunun tüketime yansıması ve faiz oranlarının düşmesi ile kredi kullanımını da kolaylaştırarak başta bankacılık sektörü olmak üzere birçok sektörü olumlu etkiler, ev, arsa gibi gayrimenkule olan talebi artırır, inşaat sektörünü geliştirir, otomotiv gibi taşıt alımlarına olan talebi artırır ve tüketim harcamalarını da artırarak perakende ve hazır giyim sektörü başta olmak üzere ekonomiyi olumlu etkiler.
Ancak ne yazık ki ekonomi öyle bir şeydir ki herşey etkileşim halindedir, içli dışlıdır. Tüm göstergelerin hepsinin tamamen olumlu olması imkansız gibi birşeydir. Bir yerde bir gelişme olurken öteki taraftan da daralmaya yol açabilir. örneğin YTL' nin değer kazanması sonucu dış ticaretimizi olumsuz etkileyerek beraberinde ihracatı azaltıp ithalatı artırması cari açığın artmasına ve ülkenin de bu cari açığı kapatmak amacıyla daha fazla yabancı sermayeye muhtaç olmasına neden olabilir. Eğer ki cari açığı fazla olan bir ülkede turizm sektörü gibi kilit öneme sahip sektörler gelişmiş ise bu yolla ülkeye döviz girişi fazla olacağı için bu yabancı sermayeye olan bağımlılığı azaltır. - D. C. EYÜBOĞLU)
HAZIRLAYAN :
DURSUN CAN EYÜBOĞLU
Ekonomist, Turizm Uzmanı
EYÜBOĞLU HAREKETİ Lideri, Başkanı
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ... (2007 Yılı İMKB Kısa Özeti)
Aralık 2006 İMKB 100 Kapanış : 39,117
Aralık 2007 İMKB 100 Kapanış : 55,538
Değişim (%) : 42
İMKB-100, 2007 yılının son işlem gününü, 2007 yılbaşına göre % 42 yükselerek 55,538 puandan kapatmıştır.
İMKB-100'ün 2007 yılı Dolar bazında getirisi % 66.3 oldu.
İMKB 2007 KAPANIŞLARI (%)
Aylar
Ocak 41,183
Şubat 41,774
Mart 43,661
Nisan 43,940
Mayıs 47,081
Haziran 47,094
Temmuz 52,825
Ağustos 50,199
Eylül 54.044
Ekim 57,616
Kasım 54,214
Aralık 55,538
İMKB 2007 AYLIK GETİRİLERİ (%)
Aylar
Ocak 5.3
Şubat 0.6
Mart 5.4
Nisan 3.0
Mayıs 4.7
Haziran -0.0
Temmuz 12.2
Ağustos -5.0
Eylül 8.0
Ekim 6.6
Kasım -5.9
Aralık 2.4
İMKB 2007 BİLEŞİK GETİRİLERİ (%)
Aylar
Ocak 5.3
Şubat 5.9
Mart 11.6
Nisan 15.0
Mayıs 20.4
Haziran 20.4
Temmuz 35.0
Ağustos 28.3
Eylül 38.6
Ekim 47.7
Kasım 39.0
Aralık 42.3
İMKB 2007 DOLAR KAPANIŞLARI (%)
Aylar
Ocak 28,995
Şubat 29,564
Mart 31,636
Nisan 32,292
Mayıs 35,759
Haziran 36,098
Temmuz 41,444
Ağustos 38,871
Eylül 44,857
Ekim 49,177
Kasım 46,277
Aralık 47,906
İMKB 2007
İMKB 100 İMKB-Tüm İş Günü Günlük Ort.
Aylar Dönem Sonu İşlem Hacmi Sayısı İşlem Hacmi
Ocak 41.183 27.837 20 1.392
Şubat 41.431 30.812 20 1.541
Mart 43.661 28.882 22 1.313
Nisan 44.984 31.382 20 1.569
Mayıs 47.081 31.435 23 1.367
Haziran 47.094 22.014 21 1.048
Temmuz 52.825 45.103 22 2.050
Ağustos 50.199 36.130 22 1.642
Eylül 54.044 33.763 20 1.688
Ekim 57.616 42.802 21 2.038
Kasım 54.214 36.072 22 1.640
Aralık 55.538 21.544 19 1.134
İMKB 2007 (%)
Aylık Bazda Yıllık Bazda Dolar Bazında
Nominal Reel Getiri Nominal Reel Getiri Nominal Getiri
Aylar Getiri ÜFE TÜFE Getiri ÜFE TÜFE Aylık Yıllık
Ocak 5,3 5,3 4,2 -7,6 -15,6 -16,0 4,7 -13,8
Şubat 0,6 -0,3 0,2 -11,9 -20,0 -20,0 2,1 -17,3
Mart 5,4 4,4 4,4 1,7 -8,3 -8,2 6,3 -1,1
Nisan 3,0 2,2 1,8 2,5 -6,5 -7,4 4,5 -0,9
Mayıs 4,7 4,3 4,1 23,5 15,2 13,0 8,2 46,3
Haziran 0,0 0,1 0,3 32,8 29,1 22,3 0,9 59,8
Temmuz 12,2 12,1 13,0 46,5 43,5 37,0 14,8 70,2
Ağustos -5,0 -5,8 -5,0 34,6 29,8 25,4 -6,2 50,9
Eylül 7,7 6,6 6,6 46,4 39,4 36,6 15,4 81,9
Ekim 6,6 6,8 4,7 42,0 36,0 31,8 9,6 76,2
Kasım -5,9 -6,7 -7,7 42,0 34,4 31,0 -5,9 75,3
Aralık 2,4 2,3 2,2 42,0 34,0 31,0 3,5 72,1
İMKB 2007
İMKB Kotasyonundaki Hisseler İşlem Gören Şirketlerin
Şirket Piyasa Değeri Yabancı Payı Toplam Piyasa Kapitalizasyonu
Aylar Sayısı (Milyon YTL) (%) (Milyon YTL) (Milyon Dolar)
Ocak 316 78.713 68,6 243.118 172.119
Şubat 315 80.125 68,7 247.103 175.002
Mart 316 85.001 69,4 257.193 186.493
Nisan 316 85.382 70,8 262.843 193.310
Mayıs 320 93.343 70,9 287.066 218.185
Haziran 322 92.699 70,5 289.017 221.689
Temmuz 322 106.219 71,4 311.548 239.431
Ağustos 321 100.171 71,1 303.136 234.898
Eylül 320 109.083 71,7 323.721 268.871
Ekim 319 115.160 72,1 342.972 292.938
Kasım 319 109.791 71,7 328.716 280.786
Aralık 319 112.468 72,4 335.948 289.986
NET YABANCI İŞLEMLERİ
($)
2007 : 4,533,068,354
http://www.eyubogluailesi.org/
Gelecek günlerin EYÜBOĞLU AİLESİ' nin birlik ve beraberliği ile geçmesi, EYÜBOĞLU AİLESİ üyelerine sağlıklı, başarılı, mutlu ve huzurlu günler getirmesi ve EYÜBOĞLU soyadını bir adım daha ileri götürmek dileğiyle
Saygılarımızla
GÜÇLÜ, BÜYÜK, BAŞARILI, MUTLU, HUZURLU, DEV BİR EYÜBOĞLU AİLESİ İÇİN ...
EYÜBOĞLU AİLESEL KALKINMA, KİTLESEL BAŞARI, BİRLİK VE BERABERLİK VE DAYANIŞMA HAREKETİ
EYÜBOĞLU HAREKETİ
http://www.eyubogluailesi.org/
Email :
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Tel : (+90) 0506 721 36 11 (SMS-KISA MESAJ)
|